Zor Ama Efsane: Anne Usulü Su Böreği
Su böreği, Türk mutfağında hamur işlerinin en zahmetli ama en itibarlı örneklerinden biridir. Kökleri Osmanlı İmparatorluğu saray mutfağına kadar uzanır; ince açılan hamurların kaynar suda kısa süre haşlanıp kat kat dizilmesi, ustalık ve sabır gerektiren bir teknik olarak kabul edilirdi. Bu yüzden su böreği uzun yıllar boyunca “usta işi” sayılmış, evlerde genellikle özel günlerde ya da kalabalık sofralar için hazırlanmıştır. Peynirli, kıymalı ya da ıspanaklı çeşitleri olsa da, özünde su böreği emeğin ve el becerisinin yemeğe dönüşmüş hâlidir.
Zaman olarak su böreği en çok pazar sofraları, bayram sabahları, düğün hazırlıkları ve esnaf dükkânlarının yoğun günleriyle özdeşleşir. Günlük acele yemeklerden ziyade, vakit ayrılarak yapılan bir börektir; bu yüzden sofraya geldiğinde kıymeti daha çok bilinir. Fırından çıktığında dinlendirilip dilimlenmesi, katların oturması beklenir; sabrın son ödülü ise yumuşak iç katlar ve hafif çıtır üst yüzeydir. Su böreği, yalnızca doyuran bir hamur işi değil; birlikte yapılan, paylaşılan ve hatıralarla anılan bir sofra geleneğidir.
Su Böreği Faydası;
Su böreği; yumurta, süt ürünleri ve un içeriği sayesinde protein ve enerji açısından doyurucu bir hamur işidir. İçindeki peynir, kalsiyum ve protein sağlar; özellikle kahvaltı ya da tek öğün olarak tüketildiğinde uzun süre tokluk hissi verir. Ev yapımı olduğunda katkı maddesi içermemesi ve malzemesinin biliniyor olması da önemli bir artıdır.
Ancak su böreği aynı zamanda yüksek kalorili ve yağ oranı yüksek bir yemektir. Tereyağı ve beyaz un içeriği nedeniyle fazla tüketildiğinde kilo alımına, mide hassasiyeti olanlarda şişkinliğe yol açabilir. Diyabeti olanlar, kolesterol sorunu yaşayanlar ve gluten hassasiyeti bulunanlar için porsiyon kontrolü şarttır. En sağlıklı yaklaşım; su böreğini günlük bir alışkanlık değil, özel günlerin keyifli ama ölçülü lezzeti olarak görmektir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye değildir.
Güzel bir hatıra bırakması dileğiyle.

Zor Ama Efsane: Anne Usulü Su Böreği
Malzemeler
Aletler
Yapılışı
- Yumurta, su ve tuzu yoğurma kabına al. Unu azar azar ekleyerek sert ama pürüzsüz bir hamur yoğur. Üzerini örtüp 20–30 dk dinlendir.
- Hamuru 10–12 bezeye ayır. Bezeleri nişastayla tatlı tabağı büyüklüğünde aç, üzerlerini örtüp 10 dk daha dinlendir.
- Her bezeyi un/nişasta yardımıyla tepsi büyüklüğünde, ince aç. Yırtılmamasına dikkat et.
- Geniş tencerede bol tuzlu suyu kaynat.
- Açtığın yufkayı geniş tel süzgeçle kaynar suya daldır, 20–30 sn haşla.
- Hemen soğuk suya al, çıkarıp süz.
- Tepsiyi yağla. İlk yufkayı haşlamadan ser.
- Sonraki 3–4 yufkayı haşlayarak, aralarına tereyağı–sıvı yağ karışımı gezdirerek diz.
- Peyniri (ve maydanozu) eşit şekilde ser.
- Kalan yufkaları da aynı şekilde haşla–yağla–yerleştir.
- En üst yufkayı haşlamadan koy, kalan yağı üzerine gezdir.
- Önceden ısıtılmış 180 °C fırında 40–45 dk, altı üstü kızarana kadar pişir.
- Fırından çıkınca 15–20 dk dinlendir. Dilimle, kenarları ilk sen ye 😉






