Sebzeli Mercimek Çorbası
Sebzeli mercimek çorbasının kökü, tam da bizim coğrafyanın “ilk tencere kaynatan” zamanlarına kadar uzanıyor: mercimek, Bereketli Hilal’de (Anadolu’nun güneydoğusunu da içine alan bölgede) tarıma alınan en eski baklagillerden biri ve binlerce yıldır bu toprakların kilerinde yeri var. O yüzden mercimek çorbası sadece bir tarif değil; kışın eve dönüş, ocakta ağır ağır kaynama, “bir kâse iç de kendine gel” diyen o şefkatli mutfak dilinin ta kendisi gibi.
“Sebzeli” hâli ise mutfağın zamanla zenginleşen hali: elde ne varsa—soğan, havuç, patates, bazen kereviz—tencereye katılıp hem lezzet hem bereket artırılmış; lokanta usulü pürüzsüz kıvamın sırrı da bu dolgunluk olmuş. Osmanlı döneminde basılan ev kadınlarına yönelik yemek kitaplarında mercimek çorbasına dair tarif ve püflerin yer alması, bu çorbanın sofralarda ne kadar köklü olduğunu da fısıldıyor. Bugün biz blenderdan geçirip limonla ferahlatınca, aslında aynı geleneği sürdürmüş oluyoruz: “az malzemeyle çok iç ısıtan” o klasik kâseyi.
Sebzeli Mercimek Çorbasının Faydaları;
Sebzeli mercimek çorbası; mercimekten gelen bitkisel protein ve lif sayesinde tok tutmaya yardımcı olur, sindirimi destekler; soğan, havuç, patates gibi sebzelerle de vitamin-mineral çeşitliliği artar. Sıcak içildiği için özellikle soğuk günlerde içi ısıtır, kolay tüketildiğinden iştah kapalıyken bile iyi gider. Yağını ölçülü tutarsan oldukça dengeli bir öğün olur; sadece porsiyon büyüdükçe kalori yükselir, tuzu da kontrollü kullanmak en iyisi.
“Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi öneri değildir.”







