Bir Lokma Tarih, Bir Ömür Lezzet: Hünkar Beğendi
Hünkar Beğendi’nin hikayesi, aslında bir mutfak kazasından doğan ama saray tarihine altın harflerle yazılan bir aşk ve zarafet öyküsüdür. Rivayete göre, 19. yüzyılda Sultan Abdülaziz’i ziyaret eden Fransız İmparatoriçesi Eugénie’nin aşçısı, saray mutfağında beşamel sos hazırlarken Türk aşçılar bu sosun içine Osmanlı’nın vazgeçilmezi olan köz patlıcanı ekleyivermişler. Üzerine de lokum gibi pişmiş kuzu eti gelince ortaya çıkan bu muazzam uyumu Sultan öyle bir iştahla “beğenmiş” ki, yemeğin adı o günden sonra “Hünkar Beğendi” olarak kalmış. Yani bu tabak, sadece malzemelerin değil; Doğu’nun köz kokusuyla Batı’nın kremsi tekniklerinin birbirine duyduğu hayranlığın bir meyvesidir.
Zaman geçse de Hünkar Beğendi, her zaman “özel anların” ve “kıymetli misafirlerin” yemeği olma vasfını korumuştur. Öyle her gün alelacele hazırlanan bir öğün değil, patlıcanların başında sabırla beklendiği, etin sosuyla özleşmesi için vakit tanındığı bir seremoni gibidir. En çok da dışarıda hafif bir serinliğin olduğu, dostların geniş sofralarda birleştiği uzun akşam saatlerine yakışır. Nostaljik bir İstanbul akşamını veya Osmanlı’nın o ağırbaşlı ziyafetlerini bugüne taşımak istediğinizde, mutfağınızda yükselen o isli koku size sadece bir yemek değil, koca bir tarih sunduğunu fısıldar.
Hünkar Beğendi Faydaları;
Hünkar Beğendi, sadece damakları şenlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda tam bir şifa deposu olarak soframıza konuk oluyor. Başrol oyuncusu patlıcan, içerdiği yüksek lif sayesinde sindirim dostu bir kahramanken; demir ve protein yönünden zengin kuzu eti, bedeninize güç ve enerji aşılıyor. Üstelik közleme yöntemiyle hazırlanan o ipeksi püre, patlıcanın en doğal halini koruduğu için antioksidan gücünü de tabağınıza taşıyor. Hem bedeni doyuran hem de ruhu besleyen bu asil yemek, size her lokmada zindelik ve büyük bir mutluluk vaat ediyor.
Bilgilendirme amaçlıdır. Tıbbi öneri değildir.

Bir Lokma Tarih, Bir Ömür Lezzet: Hünkar Beğendi
Malzemeler
Yapılışı
- Mühürleme: Tereyağını geniş bir tencerede eritin. Kuşbaşı etleri ekleyin ve suyunu salıp çekene kadar orta ateşte kavurun.
- Sebzelerle Buluşma: Yemeklik doğranmış soğanları ve biberleri ekleyip yumuşayana kadar çevirin. Sarımsakları ekleyip kokusu çıkana kadar (yaklaşık 1 dakika) çevirmeye devam edin.
- Lezzet Katmanı: Salçayı ekleyip biraz kavurduktan sonra domatesleri, tuzu ve karabiberi ilave edin.
- Yavaş Pişirme: Sıcak suyu ekleyin, tencerenin kapağını kapatın. Etler lokum gibi yumuşayana kadar kısık ateşte pişmeye bırakın. (Etler piştiğinde sosu yoğun ve kıvamlı olmalı).
- Ateş Dokunuşu: Patlıcanlara bıçakla birkaç delik açın ve ocak üzerinde (veya döküm tavada) her yerini çevirerek közleyin.
- Soyma İşlemi: Közlenen patlıcanları bir kaba alıp üzerini kapatarak 10 dakika bekletin (buhar sayesinde kolay soyulur). Kabuklarını soyduktan sonra ince ince kıyın veya çatal yardımıyla ezin.
- Meyane: Küçük bir tencerede tereyağını eritin. Unu ekleyip kokusu çıkana ve rengi hafif dönene kadar kavurun.
- Birleşme: Ezilmiş patlıcanları unlu karışıma ekleyip iyice yedirin.
- İpeksi Dokunuş: Sütü azar azar eklerken bir yandan da hızlıca çırpın. Karışım koyulaşıp muhallebi kıvamına geldiğinde kaşar peynirini, tuzu ve varsa muskat rendesini ekleyin. Peynir eriyince ocaktan alın.
- Servis tabağının zeminine hazırladığınız sıcacık, kremsi Beğendi’yi yayın.
- Üzerine, sosuyla birlikte yumuşacık pişmiş Hünkar etlerini yerleştirin.
- Son dokunuş olarak üzerine ince kıyılmış maydanoz serperek sıcak servis yapın.






