Şaşmayan Ölçüyle Hep Tutan Revani
Osmanlı döneminden beri çeşitli rivayetlerle anılan bu irmikli tatlı; saray mutfağından Anadolu’nun evlerine kadar uzanan, şerbetli tatlı kültürünün en hafif ve en zarif örneklerinden biri sayılıyor. İrmik sayesinde dokusu baklava kadar yoğun değil, ama şerbetle buluştuğunda ağızda dağılan yumuşacık bir his bırakıyor. Bayram sofralarında, misafir günlerinde, altın günlerinde tepsinin ortasında beliren o parlak, sarımsı dilimler; çoğu evde “tam ölçüsü tutturulmuş mu acaba?” diye heyecanla beklenen özel bir an demek aslında.
Zamanla revani, her evin kendi küçük dokunuşuyla şekil değiştiren bir tarif hâline gelmiş. Kimisi portakal kabuğu rendesi ekleyip kokusunu zenginleştiriyor, kimisi şerbetine limon yerine portakal suyu katıyor, kimi üzerini sade bırakırken kimi bol Hindistan cevizi ya da Antep fıstığıyla süslüyor. Ama değişmeyen şey şu: Revani genelde kalabalık sofralara, aile buluşmalarına ve “bu tatlı hep tutar” denen güvenli anlara eşlik ediyor. Tepsiye dökülen hamurun kabarmasını, fırından çıkışını, üzerine dökülen şerbetin yavaş yavaş çekilişini izlemek bile başlı başına küçük bir mutfak ritüeli gibi.
Revaninin Faydaları;
Revani elbette bir tatlı ama tamamen “boş” bir lezzet de değil; içinde kullanılan yumurta, süt ve yoğurt sayesinde vücuda bir miktar protein ve kalsiyum desteği sağlıyor. İrmik, buğdaydan gelen ince taneli yapısıyla hem tatlının dokusunu güzelleştiriyor hem de daha uzun süre tok hissetmeye yardımcı oluyor. Tabii şerbetli olduğu için porsiyonu abartmamak önemli; çayın yanına bir–iki dilimlik, keyiflik bir kaçamak olarak düşünüldüğünde hem ruhu besleyen hem de “ev yapımı, emekli bir tatlı yedim” hissi veren güzel bir seçenek oluyor.
Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz.

Şaşmayan Ölçüyle Hep Tutan Revani
Malzemeler
Yapılışı
- Şeker ve suyu küçük bir tencereye al.
- Karıştırarak kaynamaya bırak.
- Kaynamaya başladıktan sonra altını biraz kıs, 8–10 dakika kadar hafifçe kaynasın.
- Ocaktan almaya yakın limon suyunu ekle, 1–2 dakika daha kaynat.
- Altını kapat, oda sıcaklığında soğumaya bırak.
- Bu çok önemli: Şerbet soğuk, revani sıcak/ılık olacak.
- Fırını 180°C alt–üst ayarda ısıtmaya başla.
- Yumurta ve şekeri derin bir kapta mikserle 3–4 dakika beyazlayıp köpük köpük olana kadar çırp.
- Üzerine yoğurt ve sıvı yağı ekle, kısa bir süre daha karıştır.
- Ayrı bir kapta un, irmik, kabartma tozu ve vanilini karıştır.
- Kuru malzemeleri sıvı karışıma eleyerek ekle; spatula veya mikserin düşük devriyle homojen olana kadar karıştır.
- Limon/portakal kabuğu rendesi kullanacaksan bu aşamada ekle, karıştır.
- Hamur ne çok koyu kek hamuru gibi, ne de akışkan krep hamuru gibi olmalı; klasik kekten biraz daha yoğun, kaşıktan dökülür kıvamda.
- Orta boy dikdörtgen borcam veya aynı boyutta yağlanmış fırın kabı kullan.
- Kabı çok hafif yağla (tereyağı ya da sıvı yağ) yağla, istersen tabanına çok az un serpebilirsin.
- Hazırladığın hamuru kaba dök ve spatulayla üzerini düzelt.
- Önceden ısıtılmış 180°C fırında üstü kızarana, içi tamamen pişene kadar yaklaşık 30–35 dakika pişir.
- Kürdan testini unutma: Kürdan temiz çıkıyorsa pişmiştir.
- Fırından çıkan sıcak revaninin 2–3 dakika ilk buharının çıkmasını bekle.
- Tatlıyı dilimlemek istiyorsan bu aşamada dilimleyebilirsin; şerbet dilim aralarına daha güzel iner.
- Soğumuş şerbeti, sıcak/ılık revaninin her yerine eşit gelecek şekilde kepçeyle gezdirerek dök.
- Tepsiyi oda sıcaklığında dinlenmeye bırak.
- Şerbeti çekip tam kıvamına gelmesi için en az 1 saat dinlenmesi çok iyi olur; vaktin varsa daha bile uzun bekleyebilir.
- Tatlı şerbetini güzelce çekip üzeri hafif parlak bir görüntü aldığında, üstüne Hindistan cevizi, Antep fıstığı veya file fındık serpebilirsin.
- Çay saatlerinde kare dilimler halinde, misafire “şöyle bir tanecik daha almaz mısın?” dedirtecek türden.
- Dilersen yanına bir top sade dondurma ile de servis edip işi “lokanta tatlısı” seviyesine çıkarabilirsin. 🙈🍨






