Nohutlu ekmek, Anadolu’nun “evde ne varsa değerlendir, bereketi artır” ruhunu taşıyan o güzel tariflerden biri. Eskiden mayaya erişim her evde kolay olmadığında, bazı evlerde nohutla maya yakılır; sabırla bekletilip kabaran o köpüklü nohut suyu hamura karıştırılırmış. İşte bu yüzden nohutlu ekmekte hep biraz “eski zaman” tadı vardır: mutfakta acele etmeden yoğurulan hamur, fırından çıkınca evi saran koku, ilk dilimde duyulan o sıcacık huzur…
Zamanı da tam böyle anlara yakışır: Sabah kahvaltısına taze, akşam çorbanın yanına banmalık, misafir gelince çayın yanına “ev işi lezzet” diye sofraya çıkar. Hele kış günlerinde fırın yanarken daha bir güzelleşir; yazın da domates-peynir-yeşillikle hafif bir tabak olur. Kısacası nohutlu ekmek, “tam ev ekmeği” dediğimiz o samimi sofraların her mevsim sevilen, her saat yakışan hali.
Nohutlu Ekmek Faydaları;
Nohutlu ekmek, nohuttan gelen lif ve bitkisel protein sayesinde klasik ekmeğe göre daha tok tutucu bir seçenek olabiliyor; özellikle kahvaltıda insanı uzun süre idare etmesiyle yüz güldürüyor. Lif içeriği sindirimi desteklemeye yardımcı olurken, dengeli bir tabakta tüketildiğinde kan şekerinin daha yumuşak yükselmesine katkı sağlayabilir. Nohuttaki bazı vitamin-mineraller de (özellikle B grubu, folat gibi) beslenmeyi zenginleştirir; en güzeli de yanında peynir, yumurta ve bol yeşillikle yendi mi hem lezzetli hem içi rahat bir öğün olur.
“Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi öneri değildir.”
Nohutlu Ekmek Tarifi
Nohutlu ekmek, nohutun verdiği hafif tatlımsı lezzet ve yumuşacık dokusuyla “ev yapımı” hissini sonuna kadar yaşatan bir tarif. Haşlanmış nohut ve nohut suyunu hamura ekleyip yumuşak bir hamur yoğuruyor, güzelce mayalandırıp tepside pişiriyorsun. Üzerine yumurta sarısı ve susam da gelince mis gibi kızaran, çaya-çorbaya, kahvaltıya her ana yakışan sıcacık bir ekmek oluyor.
Nohutlu ekmeğin en tatlı püf noktası “hamuru üzmemek” 😊 Nohut suyunu ılık kullanıp unu azar azar ekleyince hamur yumuşacık oluyor; nohutları da tamamen püre yapmayıp biraz taneli bırakınca ekmeğin dokusu şahane, ev ekmeği gibi kalıyor. Tuzun mayaya direkt değmemesi, hamurun güzelce kabarması ve fırından çıkar çıkmaz 10 dakika dinlenmesi de lezzeti bir anda yükseltiyor; üstüne yumurta sarısı-susam dokunuşu gelince hem mis kokulu hem de şık bir ekmek çıkıyor ortaya.
Su böreği, Türk mutfağında hamur işlerinin en zahmetli ama en itibarlı örneklerinden biridir. Kökleri Osmanlı İmparatorluğu saray mutfağına kadar uzanır; ince açılan hamurların kaynar suda kısa süre haşlanıp kat kat dizilmesi, ustalık ve sabır gerektiren bir teknik olarak kabul edilirdi. Bu yüzden su böreği uzun yıllar boyunca “usta işi” sayılmış, evlerde genellikle özel günlerde ya…
Nohut salatasının kökeni, nohutun tarım tarihindeki çok eski yolculuğuna dayanır. Nohut; ilk kez Mezopotamya ve çevresinde yetiştirilen, insanlık tarihinin en eski bakliyatlarından biridir. Zamanla Anadolu, Orta Doğu ve Akdeniz havzasına yayılan nohut; haşlanarak, ezilerek ya da sebzelerle karıştırılarak sofralarda yer bulmuştur. Salata formu ise özellikle sıcak iklimlerde, ağır yemeklere alternatif olarak gelişmiş; zeytinyağı, limon ve…
Nohutlu ekşili bamya, Anadolu ev mutfağının köklü ve sabırlı yemeklerinden biridir. Bamya, Osmanlı döneminden bu yana mutfaklarda yer bulan; özellikle yaz aylarında tazesiyle, kışın ise kurutulmuş ya da dondurulmuş hâliyle pişirilen özel bir sebzedir. Nohut eklenmesi, yemeği daha doyurucu hâle getirirken aynı zamanda bakliyatla sebzenin dengeli birlikteliğini temsil eder. Ekşi lezzet ise Anadolu’da yüzyıllardır kullanılan…
Börülce salatası, kökeni oldukça eskiye dayanan ve Anadolu’nun yanı sıra Akdeniz, Ege, Güney Amerika ve Afrika mutfaklarında da izine rastlanan bir lezzettir. Börülcenin ana vatanı konusunda farklı görüşler olsa da, yaygın kabule göre Afrika kökenlidir ve buradan Orta Doğu ile Anadolu’ya yayılmıştır. Anadolu’da özellikle Ege ve Güney bölgelerinde “kara börülce” ya da “karnıkara” adıyla bilinir….
Zeytinli poğaça, Anadolu mutfağında evde var olanla yapılan, israf etmeyen ve bereketi çoğaltan hamur işlerinin güzel bir örneğidir. Özellikle zeytin hasadının ardından, kışa girerken hazırlanan sofralarda zeytin ezmesiyle yapılan hamur işleri sıkça görülür; çünkü zeytin, uzun süre saklanabilen ve her öğüne uyum sağlayan bir nimettir. Poğaçanın kıyır versiyonları daha çok Ege ve Marmara mutfağında, zeytinyağıyla…
Arabaşı çorbası, kökenleri binlerce yıla dayanan, özellikle İç Anadolu’nun sert geçen kış aylarında ortaya çıkmış kadim bir lezzettir. Bu çorba, sadece bir yemek değil; imce usulü (yardımlaşarak) kış gecelerinde bir araya gelme, sohbet etme ve şifa bulma kültürüdür. Eskiden, soğuk vurduğunda tüm aile ve komşuların bir araya gelerek büyük kazanlarda hazırladığı bu çorba, zorlu iklim…