İlk Isırıkta “Pastaneden mi?” Dedirten Şekerpare
İrmikli, tereyağlı küçük kurabiye toplarının şerbetle buluşması aslında Osmanlı mutfağından bugüne uzanan kocaman bir geleneğin parçası. Saray mutfağında ve konaklarda unlu–irmikli, şerbetli tatlılar çok sevilirken, zamanla bu tatlılar daha sadeleşip evlere uyarlanınca “şekerpare” gibi tarifler ortaya çıkıyor. Adı bile çok tatlı: “Şeker parçası, şekerden bir parça” gibi… Çoğu evde bayramlarda, kandillerde, misafir sofralarında tepsi tepsi pişen; bazen fıstıklı, bazen bademli ama her haliyle sıcak çay eşliğinde masanın ortasında bekleyen klasiklerden biri hâline geliyor.
Bugün şekerpare, altın günlerinden aile çaylarına, bayram ziyaretlerinden “akşama güzel bir tatlı yapayım” anlarına kadar her yerde karşımıza çıkıyor. Kimisi pastane usulü daha küçük ve parlak seviyor, kimisi anne usulü biraz daha iri ve yumuşacık… Fırından çıkan o mis gibi tereyağı kokusu, ardından dökülen ılık şerbetin çıkardığı hafif cızırdı ve tepsinin başında “Bir tanesini sıcakken tadalım mı?” bakışları aslında şekerparenin kültürünü özetliyor. Sadece bir tatlı değil; evde olmanın, sohbetin uzamasının, çayın yanına iyi giden küçük mutlulukların en tanıdık simgelerinden biri o. 💛
Şekerparenin Faydaları;
Şekerpare elbette tam bir “kalbe iyi gelen” tatlı. 🧡 İçindeki tereyağı, yumurta, irmik ve un sayesinde bol bol enerji veriyor; çayın yanında bir–iki tane yediğinde hem tatlı isteğini bastırıyor hem de “oh, ev yapımı güzel bir şey yedim” hissi veriyor. İrmik ve yumurta sayesinde tamamen boş bir lezzet de değil; az da olsa protein ve doyuruculuk sağlıyor. Ama en büyük faydası bence sofraya kattığı mutluluk: Misafirinle, ailenden biriyle ya da kendi başına sessizce yerken bile, şekerpare hep küçük bir “kendimi şımarttım” anı oluyor.
Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz.

İlk Isırıkta “Pastaneden mi?” Dedirten Şekerpare
Malzemeler
Yapılışı
- Tencereye 3 su bardağı şeker ve 3,5 su bardağı suyu ekle.
- Karıştırıp ocağa al, kaynamaya bırak.
- Kaynamaya başladıktan sonra altını biraz kıs, 8–10 dakika kadar hafif kaynat.
- Ocaktan almaya yakın yarım limon suyunu ekle, 1–2 dakika daha kaynat.
- Şerbeti ocaktan al ve oda sıcaklığında soğumaya bırak.
- Önemli: Şerbet soğuk, şekerpare fırından çıktığında sıcak/ılık olacak.
- Oda sıcaklığındaki tereyağını yoğurma kabına al.
- Üzerine sıvı yağı, pudra şekerini ve yumurtayı ekle (istersen yumurta sarısını ayırıp sadece akını hamura koyup sarısını üste sürebilirsin).
- Malzemeleri iyice karıştır, hafif kremsi bir kıvam olsun.
- Ardından irmik, vanilin ve kabartma tozunu ekle.
- Unu yavaş yavaş, kontrollü ekle; ele yapışmayan, yumuşak, şekil verilebilir bir hamur elde edene kadar yoğur.
- Hamur ne sert olacak ne de çok cıvık; “yumuşak kurabiye” hamuru gibi olmalı.
- Fırın tepsisine yağlı kağıt ser.
- Hamurdan cevizden biraz küçük parçalar kopar.
- Avucunun içinde yuvarlayıp hafifçe bastırarak yassı yuvarlak şekil ver.
- Ortalarına birer adet badem, fındık veya fıstık batır.
- Üzerine ayırdığın yumurta sarısını fırça yardımıyla sür.
- Fırını 180°C alt–üst ayarda önceden ısıt.
- Tepsiyi fırının orta rafına yerleştir.
- Şekerpareler üstü kızarana, altı hafif pembeleşene kadar yaklaşık 25–30 dakika pişir.
- Rengi dönüp hafif kızıl–altın tonuna geldiğinde alabilirsin.
- Fırından çıkan sıcak şekerpareleri 2–3 dakika kadar beklet, ilk sıcağı çıksın.
- Bu sırada şerbetin soğumuş olduğundan emin ol.
- Ilınmış şekerparelerin üzerine soğuk şerbeti kepçeyle yavaş yavaş gezdirerek dök.
- Tepsideki şerbetin içinde şekerpareleri en az 1–2 saat dinlendir; şerbetini çektikçe yumuşayıp tam pastane kıvamına gelecek.






